Gel.

Yeniden hiç bilmediğim bir şarkıyla, grupla gelsene bana. Özledim be bizim her şeyimizi. Bizim demeyi özledim. Bizim yerlerimizi özledim. Bizim şarkılarımızı özledim. Bizim merdivenimizi özledim. Bizi özledim ama gelip sana söyleyemem ki. Çok özledim seni. Ancak buradan söylebiliyorum işte. Sana ulaşmayacağını bile bile yazıyorum işte buraya. Lütfen gel. Uykucum. Seni çok özledim.

Reklamlar

Hadi ama.

Umursamadin hicbir zaman. Biliyorum. Hadi ama safim belki ama o kadar da degilim. Bunu anlayamayacak kadar saf degilim. Bu acıyı bana cektirmek icin benle konuşuyorsun tek amacin bu.
Susacaksan ebediyen sus ve git artik. Ciddiyim bu sefer. Evet, sinirliyim. Her zamanki gibi umut verip kacma oyununu oynuyorsun. Tebrik ederim bu oyunda cok basarilisin ama artik diger oyuncu yoruldu. Hali kalmadi. Bikti senden. Icindeki sevgiyi her defasinda yok etmek icin ugrastin. Haklisin sen. Evren senden nefret etmem icin caba harciyor. Sus. Ebediyen sus. Cikma hatta karsima. Binlerce senle karsilasma hayallerimi yik ve gec git.
Git artik. 3 seneyi olmamis gibi gor ve git. Defol diye bagirmak istiyorum karsina gecip. Bu sefer o kıvırcık saclarinla kandiramazsin beni. Olmaz. Buna izin vermem. Git artik. Birak pesimi. Tamamen yok ol.  Yoruldum artik. Umutlanip sonra yikilmaktan. Coktum. Biktim. Usandim. Sıkıldım.
Git.
Gercekten.
Bu sefer don demeyecegim.
Git.
Hicbir sey demeyecegim merak etme.
Tek kelime etmem.
Hadi.
3 senelik bir turlu hayatimdan cikmayan adam, gorusmemek uzere.

Karmakarışık

İnsanlar yazı yazan kişilere alışık degil gibi. Otobuste, bir kafenin en ucra kosesindeki masada,  yolda herhangi bir bankta,  sahil kenarinda…
Karsilasmadim boyle koselerde yazanlarla da.
Mutlaka vardir ama bir kerelikte olsa karsilasmak isterdim. Eslik ederdim ona belki de, kim oldugunu bilmeden. Samimi bulurum genelde o insanlari, o yuzden onlara eslik ettigimde ne ters bir davranis ne de soz duyacagimi dusunurum.
Ben de yanimda kucuk de olsa bir defter tasirim cunku aklima bir sey gelirse biriyle paylasamacagimi bilirim.
Bir cay ya da kahve eslik etti mi de keyif katar o ana. Zamanin gecmemesini dilersin genelde boyle anlarda ama zaman sana meydan okur. Her seye ragmen. Ama bir uzuldun mu o selale akintisi gibi zamanin kaplumbagadan farki kalmaz. Yollarda oyledir. Bir yere varmak icin cirpiniyorsan sonsuza uzanan bir yola donusur ama eger istemiyorsan ne sen sor ne ben soyleyeyim. Iste ben o kaplumbaga zamanlarinda acarim defterimi, zamani arkasindan itelemeye baslarim hizli gitsin diye. Dayanamaz gucume akip gider.

Farkli insanlara bir sempatim var. Ayni tipe burunmus kisileri sevemiyorum. Sanki kendi dusunceleri yokmus gibi tek programli makinelerden farki kalmiyor. Guncellemek bile fayda etmez onlara.

Bazen onemsesemde insanlarin dis gorunusumle ilgili dusuncelerini cogu zaman unuturum. Yemek yemek, bir seyler icmek benin icin en guzel zevkler cunku karnimi doyurmak icin yemem. Zevk icin yerim. O yuzden bu haldeyim zaten.

Cikolatayi herkes sever mesela. Benim icin bambaskadir. Herkes bunu soyler degil mi? Ne kadar “Gercekten farkli, digerleri gibi degil.” desem de fark etmeyecek cunku bunu okuyan “Ben de oyle hissediyorum ki” ya da “E bana da farkli” gibi tepkiler verecek. Soyle anlatayim o zaman. Tatli krizi tutar ya da depresyondadir yiyen kisi. Belli donemlerde tavan yapar zaten cikolata istekleri.
Belki arkadas, belki mutluluk verici bir sey ama istekleri genelde o krizlerini kesmek.
Ben tum cikokata cesitlerini tatmak istiyorum. Her ulkeden, her markadan, her ustadan, her cesitten…
Bir tutku denebilir belki de. Babam eger yurt disina giderse ya da biri yurt disindan gelirse ayni cikolatalardan almamasini rica ederim. Bilirler huyumu zaten. Farkli olsun isterim. 0 10 saniyelik ilk tatma surecinde, her cikolatada farkli bir aleme gitmisimdir.

Hani dedim ya ne kadar soylersem soyleyeyim degismeyecek fikriniz falan. Bu insanlarda cok yok mudur?
-Sana layik degil ama…
-Inanmayacaksin ama…
-Her ne kadar yeterli olmasa da…
Konusmadan once negatifligi yukluyoruz gibi. Bunu neden yapar ki insan? Ya da negatiflikten cok karsidakine sen haklisin, daha iyisine layiksin, ozelsin mesajini alttan vererek cikan kotu sonuca iyi tepki almaya calismaktir.
Mesela ben kucukken, o donemlerde annemden izin alirken,
-Izin vermeyeceksin ama…
diye baslardim. O da
-Izin vermiyorum o zaman, ne de olsa biliyormussun.
derdi. Ondan sonra biraktim tabi bu baslangici. Tabi bastan umut vermekte cok yaygindir bizler arasinda.
Sana cok onemli bir sey soyleyecegim…
Bomba gibi bir haberim var…
Bu gercekten cok komik ya…
Bu sarkinin su bolumu gercekten harika…
belki alakasiz gelebilir size ama hepsi huzunle sonuclanir. Begendiginiz, heyecanla anlatmaya basladiginiz ya da kahkahalara boguldugunuz seyi gosterdiginiz birine “Bu daha guzeldi ya” dusuncesi aklina hucum eder ve paylasan kisi 5 saniyeligine afallar geriye kalan sure de toparlama surecidir.
Bastan umut vermek ogrenciler icin kotudur. Eger bir ogrenci liseye kadar ki notlarini, sinavlarini yuksek tutarsa, lisede alacagi bir dusuk not beklemedigi bir tepki olarak kendisine doner.

Sen gel.

Ayaküstü biraz muhabbet yerine ayaküstü susarız istersen, sen gel yeter ki.

Sen gel, yine en sevdiğimiz şeyi yapalım: İnsanları izleriz.

Sen gel, sarıl bana.

Sen gel, birbirimizi izleyelim.

Gel artık deli.

Gel artık puşt.

Gel artık dayanmıyor içimdeki yeniden çırpınmayı, uçmayı bekleyen kuş.

Gel artık.

Gel yine “Pardon hanfendi göt müsünüz?” diyip kahkahalara boğ beni.

Niye geldin, niye gittin deli yar?

Sarıl yine, bekle yine, bak yine, konuş yine, elimi tut yine…

Bırakma beni. Ah be! Hani seviyordun diye haykırmak istiyorum. Puştlukta nirvanaya ulaştın. Hırsızlık yapardın da bende neden kullandın bunu?

Geri gelirsen buradayım.

Bekliyorum.

Yazık…

Ne kadar cahilce gelirse gelsin ne kadar gerici bir zihniyet olursa olsun ben tecavüz edenlerin idam edilmesi gerektiği düşüncesini savunurum. O insanlar ne kadar ceza çeksede -tabi ülkemizde ceza da çekmiyorlar-uslanmazlar.

Sadece bunun için de değil bir sürü suç cezasız kalıyor.

Bir haber vardı. Kendisine silah zoruyla tecavüz eden adamı bıçaklayarak öldürmüştü. En iyisini yaptı. Devlete kalsa o adam elini kolunu sallayarak gezicekti.

Umarım bir gün adalet yerini bulur.

Evime gitmek istiyorum.

Bazen bir bakıyorum kendi kendime “Evime gitmek istiyorum” diye yakınıyorum ve bu gibi yakınmalar sırasında genelde evde bulunuyorum. Hala evim değil miydi yoksa burası? Bilemiyorum. Kurtulmak, kimseyi görmemek istiyorum. Gördükçe sinirlerim koşan atlar gibi aklım hücum ediyor. -Ne saçma bir benzetme-

Asıl rahatsız eden sorular ise eğer ben böyle hissediyordam “Benim evim neresi?” “Kimin yanında evimde gibi hissedeceğim?” “Kim ile bıkmadan yaşayacağım?”

Evime gitmek istiyorum.

Ayrılmamak üzere.

Boşlukta gibiyim. Bazen küçük şeyler buluyorum bu boşluğu doldurmak için ama tamamen kapatacak bir şey yok.

Her seferinde farklı öneriler alıyorum. Kitap okumamı, erkek arkadaş edinmemi, maneviyat kazanmamı, daha çok müzik dinlememi, sarhoşlukla geçeceğini… Ve birçok saçma öneri.

Olmuyor.

Bir anlasalar keşke.